Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet, Ömer Lekesiz’in Köşesinde
Molla Sadrâ’dan “İslam düşüncesinde birbirinden farklı hatta zaman zaman birbirine karşıt görünen büyük damarları yeni bir metafizik terkibe tâbi tutmuş müstesna bir isim” olarak bahseden Ömer Lekesiz, yeni Türkiye’nin entelektüel ortamına oldukça geç dahil olmuş bir âlim olduğunu belirterek, bu gecikmede mezhep, tarikat ve siyasetin çoğu zaman kalın bir perdeye dönüşmesinin etkisi olduğuna dikkat çekiyor.
Yazısında Molla Sadrâ’yı yerli entelektüel ortama taşıyan ilk isimlerden bahseden Lekesiz, Molla Sadrâ’nın başeseri kabul edilen “el-Hikmetü’l-Müte’âliye fi’l-Esfâri’l-Akliyyeti’l-Erba’a - Dört Aklî Yolculukta Aşkın Hikmet” eserinin Şamil Öçal’ın proje-çeviri editörlüğünde Litera Yayıncılık tarafından dokuz büyük cilt -bakışımlı metin- hâlinde Türkçe’ye kazandırılmasını ise yalnızca önemli bir yayıncılık faaliyeti olarak değildir; aynı zamanda düşünce hayatımız için ciddi bir imkân olduğunu vurguluyor.
Ömer Lekesiz’in yazısının tamamını okumak için tıklayın