Üretim ilişkilerini köklü bir şekilde değiştiren Burjuva, gücünü ve kârlılığını arttırmak için giriştiği devrimsel faaliyetlerin neticesinde “Sanayi İnkılabı”nı yarattı.
Bu devrim ortaya yeni bir sınıf çıkardı: barınaklarda üst üste yaşayıp gün ışığını görmeden kapatıldıkları fabrikalardan yine günün batışını görmeden çıkan ve “köle” olarak anılan atalarından çok daha feci koşullarda yaşamaya zorlanan bir sınıf.
Marx ve Engels, bu yeni sınıfta, hiç bitmeyen bir çatışmanın ezelî mağdurunu tespit ettikten sonra bu mağduriyetin ebediyen ortadan kalkmasının imkânını da görüyor. Yeter ki işçi sınıfı hangi kanlı zulüm mirasının varisi olduğunun farkına varsın; yeter ki dünyanın dört bir yanına dağılmış kardeşleriyle aynı safta olduğunu görsün ve iktidarı ve üretim araçlarını kendi eline almadan bu sömürü çarkının kendiliğinden ortadan kalkmayacağını kabul etsin.
Zaten Burjuva, sanayii bu kadar yaygın hâle getirip böyle büyük bir kitle yaratırken kendi mezar kazıcılarını yetiştirmiş oldu; şimdi işçilere kalan, bu mezarı kazmak ve Burjuvazi’yi, sahip olduğu ayrıcalıklar, yarattığı kültür ve değerlerle birlikte gömmek.
Neticede kaybedilecek ne var ki? Zincirlerden başka…
| ISBN | : | 9786256368354 |
| Çevirmen | : | Rafet Elçi |
| Yayınevi | : | Litera Yayıncılık |
| Kategori | : | Siyaset Felsefesi |
| İlk Baskı Yılı | : | 2026 |
| Ebat | : | 13,5 x 21 |
| Sayfa Sayısı | : | 144 |
| Kâğıt Bilgisi | : | Holmen |
| Cilt Bilgisi | : | Karton Kapak, 300 gr. Amerikan Bristol |
| Dil | : | Türkçe - Almanca (Paralel Baskı) |